Selam! Ben Efe. 25 yasindayim ve Ingilizce ögretmeniyim. Yaklasik 4 senedir Milli egitim bünyesinde çalisiyorum. Dilin gücüne olan inancim, beni bu alanda tutkulu bir sekilde çalismaya yönlendiriyor. Ögretmenlik, benim için sadece bir meslek degil, ayni zamanda bir tutku. Her ögrenci benim için bir hikaye, bir macera ve bir ögrenme deneyimi sunuyor.
Benim sinifim, bir araya gelip Ingilizce konusmaktan çekinmeyen, hatalarindan ders çikarabilen ve yeni bir kelime ögrendiginde sevinen ögrencilerle dolu. Derslerimde sikici dilbilgisi kurallarini ezberletmek yerine, ögrencilerimi konusmaya tesvik eden etkilesimli ve eglenceli aktivitelerle dolu bir ortam saglamayi tercih ederim.
Benim için her ögrenci özeldir ve kendi ögrenme yolculuklarinda benim rehberligimle büyürler. Her bir ögrencinin güçlü ve zayif yönlerini anlamak ve onlara bireysel destek saglamak, benim için önemli bir önceliktir.
Ögretmenlik, ögrencilerimin sadece dil becerilerini gelistirmekle kalmayip ayni zamanda kendi kendilerine güvenmelerini ve dünya ile daha derin bir bag kurmalarini saglamak demektir. Bu yüzden derslerimde sadece dilbilgisi degil, ayni zamanda kültürel anlayis ve iletisim becerileri de ögretmeye önem veririm. Hobilerim arasinda kitap okumak, müzik dinlemek, oyun oynamak ve enstrüman çalmak var. Ayrica, sürekli olarak kendimi gelistirmeyi ve yeni seyler ögrenmeyi önemsiyorum, bu yüzden dil ögrenmek ve kültürel etkinliklere katilmak benim için bir yasam tarzi. Ögrencilerimle sinifta oldugum kadar disarida da samimi ve anlayisli bir iliski kurmayi hedefliyorum.
Kisacasi, benim sinifim bir ögrenme alanidir, ancak ayni zamanda güvenli ve destekleyici bir ortamdir. Ögrencilerimi motive etmek, onlarin potansiyellerini kesfetmelerine yardimci olmak ve birlikte Ingilizceyi kesfetmek için sabirsizlaniyorum.